Doğum Belirtileri Gebelik

11 Ağustos 2008

Bir doğumun ilk belirtileri, Gebelik Belirtileri

Gebelik ve Doğum
Bir doğumun çok yakın olduğu, ra­himden sıvı gelmesi ve belirli aralıklarla gelen rahim kasılmalarının sıklaşmasın­dan anlaşılır. İlk defa doğum yapacak bir kadın, rahmindeki kasılmayı, elini düz ola­rak karnının üzerine koyarak anlayabilir:

Döl yatağının sertleştiğini ve yuvarlaklaştığını hissederse (sancı olsun, olmasın), kasılma başlamış demektir. Bu belirti kar­şısında, doğumun gerçekleşeceği doğu­mevi veya hastaneye hemen gitmek gerekir.

Hatta mümkünse kliniğe veya doğu­mu yapacak doktora telefon ederek, bu belirtiler haber verilmelidir.

Bu durumda size bir süre daha bulun­duğunuz yerde beklemeniz tavsiye edile­bilir. Bundan yararlanıp, gerekli belgele­ri ve size klinikte gerekecek malzemele­rinizi toparlayabilirsiniz. Ama hemen gel­menizi isterse, bir cankurtaran veya tak­siyle beklemeden hastaneye hareket edin.

Doğumevinde de bebeğin geliş pozis­yonu ile sizin morfolojik yapınıza göre ba­zı durumlar belirlenir. Doktor buna göre doğumu hızlandırabilir veya geciktirebi­lir.İzlenecek yol, gebeliği başından beri takip eden doktor ve ebeler tarafından saptanacaktır.

Rahim Dışı Gebelik Sonlanması

11 Ağustos 2008

Rahim dışı gebeliğin sona erdirilmesi

Döllenme sırasında, bir spermatozoid’le fallop borusunun üçte bir dış kıvrımında karşılaşan yumurtacık, yumurtayı veya embriyo­nun ilk hücresini oluşturur. Bölünmeye baş­layan bu yumurta, döl yatağına doğru iler­ler. Burada yuvarlanır ve prensip olarak sümüksü zar içine yerleşir. Plasenta’nın oluş­masını da bu hazırlar.

Fakat bazı hallerde yumurta, yuvasını döl yatağından başka bir yerde yapar (bu neden­le dış gebelik denir). Uygun olmayan bir yer­de gelişmesini sürdürür. Örneğin durum ra­him boynunda gelişirse, gebelik sona erer. Çünkü boynun, döl yatağı gibi esneme yete­neği yoktur. Yumurta iyice büyüyünce, ezi­lir.

Çoğunlukla önce karında bir takım kazın­malar, hafif bir fenalık ve siyah kan kaybı görülür. Çok endişe verici olmayan bu belirti­ler, özellikle gebe olduğunu bile bilmeyen ka­dının, doktora gitmesini engeller.

Ancak çok ani ve dramatik bir kanama zamanında yetişilmediği takdirde, kadının 15-20 dakika içinde ölmesine sebep olur.

Tedavisi ve Yapılması gereken

Bu tür kazalar, her şeyden önce sıkı bir jinekolojik kontrolle önlenebilir. Bü­tün gebe kadınlar en ufak bir anormal be­lirtide (kanama, fenalık) doktora görün­mekten çekinmemelidir. Önemli bir kana­ma başlar veya gebe şok haline girip, bayılırsa, derhal acil yardım is­temek ve kendisini en yakın hastaneye nakletmek şarttır.

İstenmeyen Beklenmedik Doğumlar

11 Ağustos 2008

İstenmeyen Gebelik Beklenmedik doğumlar

Bebeğin başı rahim ağzında görüldüğü ve rahmi araladığı zaman, beklenmedik ani bir doğumdan bahsedilebilir. Başları ve saçları görünür haldedir.

Bu durum, gebelikleri sırasında, sürekli kontrol altında olan kadınlarda seyrek görü­lür. Doğumun yaklaştığının ilk belirtileriyle birlikte, gebeler zamanında hastaneye yetiş­tirilir: Sancı, giderek sıklaşan kasılmalar, su kesesinin patlayarak, amniyotik sıvının vajinadan dışarı boşalması…

Ancak kırsal kesimlerde sağlık tesisi yok­luğundan veya uzaklığından, bazen de tatil si­telerinde, ani doğum olayları görülür.

Tedavi ve Yapılması gereken
Yazının kalanını okuyun »

Hamilelikte Bel Agrisi Gebelikte Bas Agrisi

11 Ağustos 2008

Hamilelikte Bel Ağrısı ve Gebelikte Sırt Ağrıları

Gebeliğin son günlerinde daha çok görülen bu tip ağrıları da vücudun kendisini doğuma hazırlaması olarak nitelendirmek doğ­ru olur. Bu ağrılar eklemlerdeki gevşeme ile ilgilidir. Öte yandan sinirleri etkileyen olayların da ağrılar üzerinde önemli bir etken ol­duğu kesin olarak bilinmektedir. Bel ve sırt ağrıları olan gebe ka­dının yüksek topuklu ayakkabı giymemesi ve sert jimnastik hareketlerinden kaçınması gerekir. Ote yandan, yatak istirahatinin de ağrıları hafifletmesi bakımından önemi büyüktür.

Hamilelikte Baş Ağrısı, Gebelikte Başağrısı

Yazının kalanını okuyun »

Hamilelikte Kramp Ayak Sismesi Eklem Agrilari

11 Ağustos 2008

Gebelikte Ayak Şişmesi, Hamilelikte Mafsal Şişmeleri

Gebe kadınların büyük bir çoğunluğunda doğumun yaklaştı­ğı günlerde ayak bileklerinde ve ayak sırtında şişler görülür. Biz buna ödem diyoruz. Gebeliğin son aylarında ortaya çıkan bu şiş­ler, rahmin büyüyüp bacak damarları üzerine baskı yapmasından-dır. Ödem aşırı olmadığı sürece sırtüstü yatıldığı ya da ayaklar yüksek bir yere kaldırıldığında kaybolursa normal kabul edilir. Ama bu önlemlere rağmen kaybolmayan ve özellikle 6. aydan iti­baren görülmeye başlanan şişleri her zaman kuşkuyla karşılamak gerekir. Böyle bir durumla karşılaşırsanız hemen doktorunuza başvurmalısınız.

Gebelikte Eklem, Gebelikte Eklem Ağrıları, Burkulması

Daha önce de söylediğimiz gibi gebelikte, eklemlerde bir gevşeme olmaktadır. Ayrıca hamilelik nedeniyle vücut ağırlaşmış ve denge normale oranla bozulmuştur. Böyle bir durumdaki kadı­nın biraz da dikkatsiz hareketi ayağının kolaylıkla burkulmasına yol açabilir.

Bu nedenlerden dolayı gebe kadın yüksek topuklu ayakkabı giyerek aslında bozuk olan dengesini daha çok bozmamalıdır. Yürüyüşlerini her zaman düz bir yolda ve dikkatli bir şekilde yap­malıdır. Ayrıca bu yürüyüşler sırasında eşiniz de yanınızda olursa, bu sizin için hem ruhsal, hem de bedensel bir destek olabilir.

Hamilelikte Kramp, Gebelikte Bacak Krampları

Yazının kalanını okuyun »

Hamilelikte Nefes Gebelikte Nefes Darligi

11 Ağustos 2008

Hamilelikte Nefes, Hamilelikte Nefes Darlığı

Hemen her hamile kadının, gebeliğinin sonuna doğru yakın­malarından biri de nefes darlığıdır. Gittikçe büyüyen rahim, kadı­nın akciğerleri üzerinde baskı yaparak soluk almasını güçleştirir. Tamamen normal olan bu durum sporcu olan kadınlarda bile gö­rülür. Onlar da birkaç basamak merdiven çıksalar soluk soluğa kalırlar. Bu şikâyetin en şiddetli olduğu zaman gebeliğin 8. ayıdır. Bu aydan sonra çocuğun başı kadının leğen kemikleri dediğimiz (Pelvisin) içine girer ve böylece az da olsa bir yer kazanılır. Karnın sarkması denen olay budur. Hemen her gebe kadın karnının sark­masından sonra biraz rahatladığını ifade etmektedir.

Nefes darlığı şu durumlarda artabilir:

• İkiz gebelikte.
• Amnios suyunun fazla olduğu hallerde.
• İri çocuklarda.

Bu yazdıklarımız sizi şimdiden korkutmasın. Gebelik süresin­ce normal kabul edilen rahatsızlıklardan hiçbiri dayanılmayacak cinsten şeyler değildir. Bir örnek olarak, size ağır kalp hastalıkları­nı gösterebiliriz. Onlar sağlıklı kimselerden çok daha zor durumda olmalarına rağmen pekâlâ bu sıkıntılara katlanabilmektedirler. Bil­diğiniz gibi ağır kalp hastası dediklerimiz, normal durumdayken bile birkaç basamak merdiveni zorlukla çıkabilen insanlardır.

Eğer nefes darlığı şikâyetiniz dayanma gücünüzü aşacak öl­çüde ise, doktorunuza başvurmak muhakkak ki yararlıdır. Amnios suyunun aşırı olduğu hallerde suyun bir kısmı boşaltılabilir ve size yardımcı olacak bazı ilaçlar verilebilir.

Gebelikte yapılacak egzersizler nefes darlığını azaltmak bakı­mından da yararlı olabilir. Ağrısız doğum bölümünde bu egzersiz­lerle ilgili geniş bilgi verilecektir.
Nefes darlığı duyulduğu zaman, sırtüstü yatarak kolları yukarı kaldırıp dizleri bükmek suretiyle alınacak derin soluklar, solunu­munuzu yavaş yavaş normal haline indirmede size çok yardımcı olabilir.

Hamilelikte Kasinti Gebelikte Akinti Gelmesi

11 Ağustos 2008

Hamilelikte Kaşıntı, Gebelikte Kaşınma

Gebelerde sık sık rastlanan şikâyetlerden biri de kaşıntıdır. Eğer bu kaşıntının bir alerjik nedeni varsa hemen doktorunuza başvurup antialerjik bir ilaç almanız doğru olur.

Ödemli vulva

Bazen gebe kadınlar vaginadaki kaşıntıdan da yakınırlar ve bu durum gebelik süresince devam eder. Trikomanas denilen bir parazit kadında vagina iltihabına yol açar. Bunun tedavisinde en önemli nokta, doktorunuzun kaşıntı nedenini bulmasına bağlıdır. Aksi halde kendi başınıza, rastgele alacağınız ilaçlar ve yapacağı­nız lavajlar hem sizin için, hem de çocuğunuz için zararlı olabilir.

Gebelikte Akıntı, Hamilelikte Akıntı Gelmesi

Yazının kalanını okuyun »

Kesin Gebelik Belirtileri Gebeligin Belirtileri

11 Ağustos 2008

Gebeliğin Kesin Belirtileri, Kesin Gebelik Belirtileri

Gebeliğin «kesin olan» ve «olmayan» belirtilerini, devreler ha­linde gözden geçirmiştik. Şimdi de üzerinde hiç tartışma olanağı olmayan ve «Acaba bir başka neden mi var?» şeklinde soruyu ak­la getirmeyecek gebelik belirtilerini sıralayalım:

Çocuğun kalp seslerinin dinlenmesi: Çocuğun kalp seslerini yalnızca doktorunuz, stetoskop adı verilen bir çeşit kulaklıkla du­yabilir. Kalp seslerini dinleme işlemi, gebeliğin 19-20. haftalarında başlayarak yapılabilir.

Çocuğun kalp atışlarının ritmi, annesininkinden çok farklı ol­duğu için bu sesleri ayırt etmek çok kolaydır. Anne karnındaki ço­cuğun kalbi dakikada ortalama olarak 140-160 kere atar.

Bazı durumlarda (anne şişman ya da çocuğun içinde bulun­duğu su miktarı fazla olursa) gebeliğin 6-7. ayına kadar doktoru­nuz çocuğun seslerini alamayabilir.

Çocuk kalp seslerinin duyulması, gebeliğin en önemli ve ke­sin bir belirtisidir. Günümüzde ses ötesi dalgalar (ultrasound) ile çalışan aletler çocuk kalp seslerini artık çok erken haftalarda du­yabilmekte ve kalbin çalışması görülebilmektedir.

Gebeliğin Ses Ötesi Dalgalarıyla Tanısı (Ultrasound)

Yazının kalanını okuyun »

Hamilelik Belirtileri Gebelik Hamileligin Belirtileri Nelerdir

11 Ağustos 2008

Hamilelik Belirtileri, Gebelik Belirtileri Nelerdir

Bu belirtileri 2 ana grupta toplamak mümkündür.
1- Gebeli­ğin kesin olmayan belirtileri.
2- Gebeliğin kesin belirtileri.

Hamileliğin İlk ve kesin olmayan belirtileri iki ayrı grupta inceleye­ceğiz:

a) Hastanın ileri sürdüğü «sübjektif» belirtiler.
b) Kontrolü yapan ebe ya da doktorun bulabildiği «objektif» belirtiler.

Hamileliğin İlk Üç Ayındaki Subjektif Belirtiler, Hamilelikte Belirtiler

Âdet gecikmesi (Amenore): Gebeliğin kesin olmayan ilk belir­tisi «âdet gecikmesi»dir. Bu durum ilk bakışta genç anne adayı için en dikkat çekici özelliktir.

Daha önceki bölümlerde de belirtildiği gibi, bir âdet devresi her kadın için küçük de olsa bir değişim göstermektedir. Ancak 35 günden sonraki gecikmeleri basit bir «âdet gecikmesi» olarak düşünmemelidir.

Bu gibi durumlarda, eğer bir gebelik sözkonusu ise, doğu­mun zamanını saptamak için son görülen âdetin başlangıç tarihini bir köşeye yazmak çok yararlı olacaktır.

Ne var ki, âdet gecikmesi yalnız gebelik nedeniyle olmaz. Özellikle buluğ çağındaki genç kızlarda ve âdet kesilmesi yaklaş­mış kadınlarda bu duruma sık sık rastlanır. Tamamen fizyolojik olan âdet gecikmesinin çeşitli nedenleri vardır. Bu nedenleri şöyle özetleyebiliriz:

• Tüberküloz gibi kronik hastalıklar.
• Aşırı derece zayıflık.
• İklim ve yer değişiklikleri.
• Ev ve şehir değişiklikleri gibi.
• Ruhsal bozukluklar.
• İç salgı bezi bozuklukları.

Öbür taraftan, kadında âdet gecikmesi olmadığı halde de ge­belik sözkonusu olabilir. Bu duruma halk arasında «Üstüne âdet görme» denmektedir. Bu kanama ya hormonal bir nedene bağlı­dır ya da bir «düşük» başlangıcı olabilir.

Ayrıca, rahim yolu ve ağzında rastlanan, polip denilen küçük urlar ya da yaralar zaman zaman kanamalar yaparak kadını ve doktoru aldatabilir. Bütün bunları söyledikten sonra sanıyoruz ki varılacak en doğru sonuç şu olmalıdır.

«Âdet gecikmesi, gebeliğin kesin belirtilerinden biri değildir.» Evet, âdet gecikmesi, gebeliğin kesin belirtilerinden biri de­ğildir ama, evli bir kadının âdet gecikmesi durumunda akla önce­likle gebelik gelmelidir.

Bulantı Kusma ve Diğer Subjektif Hamileliğin En Erken Belirtileri

Gebeliğin kesin olmayan belirtileri arasında ikinci sırayı da, sabahları duyulan bulantı ve kusmalar alır. Bu durum gebeliğin 6-8. haftalarında çok görülür ve 12. haftadan sonra pek rastlanıl­maz.
Bunların yanında, her hastaya göre değişen başka gebelik belirtileri de görülebilir. Sözgelişi, huzursuzluk duygusu, hafif baş dönmesi, aşırı uyku ihtiyacı vb. gibi.

Birkaç kere doğum yapmış kadınlar, gebelik ya da âdet ge­cikmesi konusunda tahminlerin ötesinde deney sahibidirler. Ge­belik ya da âdet gecikmesi belirtilerini en iyi şekilde değerlendire­rek, kendi durumlarını anlayabilirler.

Hamilelikte Mide Bulantısı, Hamilelikte Kusma

Hamilelik Bulantısı nedenleri konusunda ileri sürülen çe­şitli görüşler vardır. Sözgelişi, İngiltere’de İkinci Dünya Savaşı yıl­larında yapılan bir araştırmada, bulantı ve kusmaların büyük ölçü­de azaldığı saptanmıştır.
Kusma ve bulantının psikolojik durumla yakın ilişkisi vardır.
• Kadının evlilik içindeki mutluluk derecesi.
• Çocuk sahibi olmak konusundaki isteği.
• Doğumdan korkmak, parasal olanaklar vb. gibi psikolojik nedenler, bulantı ve kusma konusunda önemli rol oynar.
Eğer, genç anne adayındaki bulantı ve kusma, gebe kadının fizyolojik dengesini bozacak kadar şiddetli olursa, bu artık gebelik belirtisi değil, bir hastalıktır. «Hyperemezis» diye adlandırılan bu hastalıktan ilerdeki bölümlerde yine söz edilecektir.
Yazının kalanını okuyun »

Dogum Yasi Hamilelik Annelik Yasi

11 Ağustos 2008

Doğum Yaşı, Hamilelik Yaşı

Bir kadının yumurtalıkları ovum (yumurta) yapıp yumurtlama­ya başlamasından itibaren gebe kalabilir. Türkiye’de bu yaş 13-15 arasında değişir. Her âdet gören kız (ilk âdetin başladığı aylar dı­şında) gebe kalabilir.

Annelik için son yaşlar Türkiye’de ortalama 40-42 arasında­dır. Bu yaştan sonra kadın düzenli âdet görse bile gebe kalma olasılığı çok az olur. Çünkü tıpkı başlangıç yaşları gibi bu devre­lerde de yumurtlama olmadan kadın âdet görebilir.
Doğum için ideal yaşlar 20-30 arasındadır.

Bebek Mi Bekliyorum?

İnsanın hayatında önemli günler, unutulmayan olaylar vardır. Bu günler ve olaylar, hayatın akışını değiştirebilir. Bu konuda verilebilecek birkaç küçük örneği şöylece sıralayabiliriz: Öğrenimin bitişi, iş hayatına başlamak, evlenmek, çocuk sahibi olmak gibi.

«Bir bebek mi bekliyorum?» sorusunun olumlu karşılığı çoğu insanı tahminlerin ötesinde mutlu edebileceği gibi, bazıları için de bunun tam aksi olabilir. Biz burada normal ilişkiler içinde «Bir be­bek mi bekliyorum?» sorusunun karşılığını vermeye çalışacağız.

Yalancı Gebelik Nedir

Bazı kadınlar gebe olmadıkları halde gebeliğin bütün belirtile­rini gösterebilirler. Tıp dünyasında, sık sık rastlanan bu olay, ilk günlerde doktorları dahi yanıltabilir. Yalancı gebeliğin en önemli nedeni, kadının kendisini gebelik konusunda şartlandırmasıdır. Hatta bazı kadınlar bunu o kadar ileri götürürler ki, kendisi ve inandırdığı yakınları, 280 gün sonra dünyaya gelecek çocuğu hiç kuşkulanmadan beklemeye başlar, çocuk için gerekli olan hazır­lıkları yaparlar. «Pseudocyesis» adı verilen yalancı gebeliğe geç­miş yıllarda çok daha fazla rastlanmaktaydı. Ancak, günümüzdeki laboratuvar olanaklarının çok gelişmiş olmasıyla gebelik ve bu ko­nudaki yanılmalar eski yıllara oranla oldukça azalmıştır.

Yalancı gebeliğin tam tersi de sözkonusudur. Gebe olduğu halde 4 ya da 5 ay süresince doktora başvurmayan ve gebeliğini ancak karnı büyümeye başladıktan sonra anlayan kadınların sayı­sı da pek az değildir. Özellikle eski devirlerde büyük tıp otoriteleri­nin bile 4-5 aylık gebe kadına «rahim uru» tanısı koyup ameliyat ettikleri belgelerle doğrulanmıştır.

Yukarda da açıklandığı gibi, günümüzde çok gelişmiş olan laboratuvar olanakları artık doktorun yanılma olasılığını ortadan hemen hemen kaldırmıştır.