Yaz aylarının en sevilen meyvelerinden biri olan şeftali kiraz ve kayısı gibi gülgiller ailesindendir.
Dünyaya Çin’den yayıldığı düşünülen şeftali uzun yaşam ve ölümsüzlük sembolü olarak Çin sanatında çömlek ve porselen dekorasyonunda kullanılmıştır.
En iyi sıcak iklimlerde yetişen şeftali Avrupa’ya İran’dan İspanyollar tarafından getirtilmiştir.
Bu yüzden Romalılar şeftaliye “Prunus Persica” adını vermişlerdir.
Şeftali ağacı ortalama 30 yıl yaşar, çok uzun ömürlü bir ağaç değildir.
Bol sulu ve tatlı meyvesinin en önemli özelliği kabuğunun tüylü olmasıdır.
Bu kadifemsi dokudan hoşlanmayanlar için nektarın denilen tüysüz bir çeşidi de vardır.
Çekirdeği tek ve serttir. Çekirdeği kolay ayrılana yarma şeftali, ete yapışık olana et şeftalisi denir. Yarma şeftali genellikle taze meyve olarak tüketilir.
Et şeftalisi ise konserve yapımında kullanılır. Ülkemizde beyaz ve sarı etli olarak bilinen iki tür vardır.
Şeftali alırken özellikle hoş kokulu olmasına dikkat edin.
Eğer olgun şeftali alacaksanız hemen tüketin.
Olgunlaşmamış şeftalileri evde oda sıcaklığında bir kese kağıdı içinde 2-3 gün bekletirseniz olgunlaşmalarını sağlarsınız. Şeftalinin olgunlaştığını dokunduğunuzda yumuşamasından ve hoş kokusundan anlayabilirsiniz.
Bu ağacın meyvesinin nelere kadir olduğuna birlikte bir göz atalım.
Bakın bu şeftali nelere kadirmiş.
Ateşi düşürür.
Böbrek taşlarını eritir.
Ağız kokusunu alır.
Bağırsak kurtlarını öldürür ve olgunu yumuşaklık yapar.
Gut hastalığına karşı etkili bir ilaçtır.
Sinirleri yatıştırır ve uykusuzluğa iyi gelir. Kanı zehirlerden temizler.
Bol miktarda idrar söktürür.
Çiçekleri kabızlığı giderir ve barsak solucanlarını düşürür.
Safra kesesi ve böbrekler için faydalıdır.
Basur memelerinden doğan şikâyetleri giderir.
Meyvesi hazmı kolaylaştırır. İdrar yollarını temizler.
O zaman bu meyveden de yemeye devam.
İşte ülkemizde bol miktarda yetişen ve her ortamda ucuz fiyata satılan bir meyve daha.
Faydalarını saymakla bitiremediğimiz bu güzel meyveden de yemeye devam.