‘Pratik Bilgiler’ kategorisi için Arşiv

Neden şeftali de yemeliyiz?

Pazar, 10 Ağustos 2008

Yaz aylarının en sevilen meyvelerinden biri olan şeftali kiraz ve kayısı gibi gülgiller ailesindendir.

Dünyaya Çin’den yayıldığı düşünülen şeftali uzun yaşam ve ölümsüzlük sembolü olarak Çin sanatında çömlek ve porselen dekorasyonunda kullanılmıştır.

En iyi sıcak iklimlerde yetişen şeftali Avrupa’ya İran’dan İspanyollar tarafından getirtilmiştir.

Bu yüzden Romalılar şeftaliye “Prunus Persica” adını vermişlerdir.

Şeftali ağacı ortalama 30 yıl yaşar, çok uzun ömürlü bir ağaç değildir.

Bol sulu ve tatlı meyvesinin en önemli özelliği kabuğunun tüylü olmasıdır.

Bu kadifemsi dokudan hoşlanmayanlar için nektarın denilen tüysüz bir çeşidi de vardır.

Çekirdeği tek ve serttir. Çekirdeği kolay ayrılana yarma şeftali, ete yapışık olana et şeftalisi denir. Yarma şeftali genellikle taze meyve olarak tüketilir.

Et şeftalisi ise konserve yapımında kullanılır. Ülkemizde beyaz ve sarı etli olarak bilinen iki tür vardır.

Şeftali alırken özellikle hoş kokulu olmasına dikkat edin.

Eğer olgun şeftali alacaksanız hemen tüketin.

Olgunlaşmamış şeftalileri evde oda sıcaklığında bir kese kağıdı içinde 2-3 gün bekletirseniz olgunlaşmalarını sağlarsınız. Şeftalinin olgunlaştığını dokunduğunuzda yumuşamasından ve hoş kokusundan anlayabilirsiniz.

Bu ağacın meyvesinin nelere kadir olduğuna birlikte bir göz atalım.

Bakın bu şeftali nelere kadirmiş.

Ateşi düşürür.

Böbrek taşlarını eritir.

Ağız kokusunu alır.

Bağırsak kurtlarını öldürür ve olgunu yumuşaklık yapar.

Gut hastalığına karşı etkili bir ilaçtır.

Sinirleri yatıştırır ve uykusuzluğa iyi gelir. Kanı zehirlerden temizler.

Bol miktarda idrar söktürür.

Çiçekleri kabızlığı giderir ve barsak solucanlarını düşürür.

Safra kesesi ve böbrekler için faydalıdır.

Basur memelerinden doğan şikâyetleri giderir.

Meyvesi hazmı kolaylaştırır. İdrar yollarını temizler.

O zaman bu meyveden de yemeye devam.

İşte ülkemizde bol miktarda yetişen ve her ortamda ucuz fiyata satılan bir meyve daha.

Faydalarını saymakla bitiremediğimiz bu güzel meyveden de yemeye devam.

Mucize yiyecekler

Pazar, 10 Ağustos 2008

nsan sağlığı hayatta en önemli konuların ta en başında geliyor.

Sağlığında yiyip içme ile ilgili olduğu bir gerçek.

O halde neyi, ne zaman, ne kadar yiyeceğiz?

Yiyecek seçmeli miyiz?

Artık sağlığın doğada saklı olduğunu biliyoruz.

Peki, sağlığımıza faydalı yiyecekler neler bunları merak ediyor musunuz?

Amerikalı beslenme uzmanlarının hazırladığı sağlıklı besinler listesi tam bize göre.

Bu yiyecekleri soframızdan eksik etmeyelim!

Şalgam: Adeta kırmızı ıspanak gibiymiş. Doğal kırmızı pigmentleri vücut direncini artırırmış. Şalgam ısıtıldıkça antioksidan etkisi azalırmış. Mümkünse çiğ olarak doğrayıp ve salatamıza katabilirmişiz.

Lahana: Sülfarofan gibi çok sayıda besleyici ve bağışıklık sistemini güçlendirici madde içerirmiş. Burgerler ve sandviçlerimizin içine bile koyabilirmişiz.

Pazı: Karotenoidler bakımından zengin bu bitkiymiş. Gözlerde yaşlanmadan kaynaklanan tahribatı azaltırmış.

Tarçın: Kan şekeri ve kolesterol seviyelerini düzenlemeye yardımcı olurmuş. Çay veya kahvemizin üstüne bir miktar serpip içebilirmişiz.

Nar suyu: Antioksidanlarla dolu bu gıda, tansiyonumuzu düşürürmüş. Nar suyunu günde bir bardak içmeliymişiz.

Erik kurusu: Taze erik tadında olmayabilirler ama antioksidan bakımından zenginmiş.

Kabak çekirdeği: Kabağın en besleyici kısmıymış. Magnezyum ve yüksek seviyede mineraller içerirmiş.

Sardalya: Konservedeki sağlıklı besinlerden birisiymiş. Omega-3 bakımından zengin ve hiç kurşun içermeyen bir besin maddesiymiş. Kalsiyum, magnezyum ve yararlı mineraller bakımından çok zenginmiş ve B vitamini deposuymuş. İster salatamıza katalım, ister sandviç olarak yiyelim, istersek hardal ve soğanla birlikte tabakta servis yapabilirmişiz.

Safran: Baharatların süper starıymış. Her türlü sebze yemeğine katabilir veya omlet ve yumurtamızın üstüne koyabilirmişiz. Ateş düşürücü ve vücut direncini artırıcı etkilere sahipmiş.

Dondurulmuş yabanmersini: Dondurma işlemi bazı sebze ve meyvelerin besleyici değerlerini azaltırmış. Ama markette bulursak pas geçmeyip, hemen almamız gerekenlerdenmiş.

İşte size, her zaman, her yerde bulabileceğimiz, insan sağlığı için en yararlı on meyve ve sebze türü.

Bunları soframızdan eksik etmezsek, inanın daha sağlıklı ve uzun bir ömür sürme garantimiz kendiliğinden gelecek.

Kanserden korunmak için 30 yol

Cumartesi, 09 Ağustos 2008

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tahminlerine göre her yıl dünya çapında 10 milyon hastaya kanser teşhisi konuyor.

Dünya Sağlık Örgütü tahminlerine göre bu rakam, önlem alınmazsa 2020’de yüzde 50’lik artışla 15 milyonu bulacak. Pek çok kanser tipi durduk yerde veya bir gecede ortaya çıkmıyor ve büyük oranda öngörülebiliyor. Günlük yaşamınızda yapacağınız birkaç küçük değişiklik, riski gözle görünür oranda azaltabilir…

1. Lahana turşusu yiyin: Fermentasyon sürecinde kanser savaşçısı bileşenler ortaya çıkıyor.

(daha fazla…)

Domates suyu iç genç kal

Cuma, 08 Ağustos 2008

Ünlü İsviçreli bitki bilimci Alfred Vogel’a göre mide yanmasının ilaçlarından biri sıcak suyun içine çiğ patates doğrayıp içmek. Domates suyu ise vücudu yeniliyor.

Vücutta insan yaratılısının aynası olarak değerlendirilebilecek bir organ varsa, o da kuskusuz midedir. Çünkü sinir sisteminizin nasıl çalıştığını bu hassas organdan anlamak mümkün. Duygusal ve ruhsal durumunuz mide suyunun salgılanışını etkilediği için fark etmeseniz de mideniz bu durumdan zarar görebilir.

 

Bu nedenle beslenme tarzıyla mideyi korumak çok önemli. Bunda da dikkat edilmesi gereken nokta tüm öğünlerde doğal besinleri tüketmeye çalışmak. Bunun yani sıra çalışma temponuz da midenizi etkiliyor. Hiç durmadan stresli bir ortamda çalışıyorsanız ve sürekli mide ağrısından şikâyetçiyseniz, bunun sebebini çok da araştırmanıza gerek yok. Çünkü sıkıntı midenin bas düşmanı.

 

Bu yüzden ise gidip gelirken yürüyüş yapmaya ve temiz hava almaya özen gösterin. Aslında mide problemleri çağımızda en çok rastlanan sağlık sorunlarının basında geliyor. Mide ağrılarınız artik size büyük sıkıntı vermeye başladıysa, yemek yediğiniz ortama da özen göstermeniz gerekiyor. Öncelikle yemek yerken sıkıntılarınızı da masaya getirmeyin.

 

(daha fazla…)

Elma kabuğu mucizesi

Cuma, 08 Ağustos 2008

Elma kabuğunda bulunan ’triterpenoids’in kanser hücrelerinin çoğalmasını engellediği ortaya çıktı.

Mucize maddenin ismi ‘Triterpenoids’        

Selçuk Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Deneysel Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hakkı Gökbel, ABD’de elma kabuğundaki ‘triterpenoids’ adlı maddenin, laboratuvar ortamında kanser hücrelerinin çoğalmasını engellediği veya öldürdüğünün tespit edildiğini söyledi.

Düzenli olarak tüketilmeli

Gökbel, yaptığı açıklamada, elmanın sağlıklı yaşam için vazgeçilmez meyvelerden olduğunu, ülkemizin hemen hemen her yerinde bol miktarda yetişen elmanın düzenli olarak tüketilmesinin, sağlık açısından yarar sağlayacağını ifade etti.

Çalışmalar sürüyor

Prof. Dr. Gökbel, elmanın, sağlık açısından bugüne kadar bilinmeyen yararlarının öğrenilmesi ve özellikle çağın neredeyse en önemli sağlık sorunu haline gelen kanserle mücadelede kullanılabilirliğinin tespit edilmesi için gelişmiş ülkelerde çalışmalarının sürdüğünü anlattı.

Elma mucizesi

Gökbel, ABD’nin saygın üniversitelerinden Cornell Üniversitesi araştırmacılarının, elma kabuğundaki ’triterpenoids’ adlı maddenin, laboratuvar ortamında kanser hücrelerinin çoğalmasını engellediği veya öldürdüğünü tespit ettiğini vurguladı.

Karaciğer ve kalın bağırsak için bire bir

Özellikle karaciğer kanseri, kalın barsak kanseri ve göğüs kanserine karşı koruyucu etkiye sahip olan elmanın bu özelliğinin, elma kabuğundan izole edilen “triterpenoids” adı verilen maddeden dolayı olabileceğinin bilimsel çalışmalarda ortaya konulduğunu anlatan Gökbel, “Daha önce yapılan çalışmalarda elmanın, farelerde meme tümörüne karşı etkili olduğu ortaya çıkmıştı. Bu son çalışma, etkili bir kanser ilacı üretmeye yönelik bir adım sayılabilir” dedi.

Sağlık kalemi yüksek

Gökbel, ülkemizde her yıl 150 bin kişinin kanser hastalığına yakalandığını, kanserli hastaların tedavisinin sağlık harcamaları içinde büyük bir yer tuttuğunu belirtti. Kanser vakalarının artmasındaki ana sebeplerden birinin sağlıksız beslenme olduğunu ifade eden Prof. Dr. Gökbel, şunları kaydetti: “Özellikle meyve ve sebze tüketme alışkanlığının yeterli olmamasının da kanser vakalarının artışında bir etken olduğu söylenebilir. Akdeniz tipi beslenme, pek çok bilim adamına göre en sağlıklı beslenme tarzlarından biridir. Akdeniz tipi diyetin en önemli özelliği, sebze ve meyve yönünden zengin olmasıdır. Kanserden korunmak için Akdeniz tipi beslenmenin ana ögesi olan sebze ve meyvenin bol miktarda tüketilmesi konusunda toplum teşvik edilmeli, bilinçlendirilmelidir.”

Bolca tüketilmesi için…

Gökbel, ayrıca okullarda meyve, salata ve süt gibi gıdaların öğrenciler tarafından bol miktarda tüketilmesini sağlayacak çalışmalar yapılmasına ihtiyaç duyulduğunu sözlerine ekledi.