‘Kültür ve Sanat’ kategorisi için Arşiv

Freeman taburcu oldu

Cumartesi, 09 Ağustos 2008

ABD’nin Mississippi eyaletinde geçirdiği trafik kazasında yaralanan Oscar ödüllü ünlü aktör Morgan Freeman’ın, hastaneden taburcu olduğu bildirildi. Tennessee’deki hastanenin sözcüsü Kathy Stringer, ünlü oyuncunun taburcu edildiğini açıkladı, ancak ayrıntılı bilgi vermedi.

Oscar ödüllü 71 yaşındaki oyuncu ve beraberindeki 48 yaşındaki Demaris  Meyer, Mississippi eyaletinde bulunan Tallahatchie kasabasındaki  otoyolda geçirdikleri trafik kazasından sonra, Memphis’deki tıp  merkezine kaldırılmışlardı. Freeman’ın, kazada kolu ve dirseği kırılmış,  omuzu da zarar görmüştü.

Barışarock Sarıyer’de

Cumartesi, 09 Ağustos 2008

“Barışarock İnisiyatifi”nden yapılan açıklamaya göre, “Savaşa, işgale, milliyetçiliğe, ırkçılığa, küresel ısınmaya karşı” lt başlığı altında bu yıl 6’ıncısı düzenlenecek festival, 9 Ağustos cumartesi günü öğle saatlerinde başlayacak ve pazar gecesine kadar devam edecek.

Kapıda 3 YTL’ye alınacak bir rozetle girişlerin sağlanacağı çadır alanı, 8 Ağustos cuma akşamından 11 Ağustos pazartesi sabahına kadar konaklamaya açık olacak.

“Barışarocak”ta bu yıl sadece müzikle değil, tiyatro, sinema, sanat atölyeleri, oyunlar ve söyleşilerle duyarlılık oluşturulmaya çalışılacak.

Festivalde “Nükleere karşı sanat” çalışması, 57 ülkeden 255 sanatçının katıldığı, savaş karşıtlığı ve özgürlük üzerine çeşitli sanat projeleri üreten “Artists For Peace Topluluğu”nun “Savaşın dehşeti” adlı çalışması, dijital duvar resmi “DIGIMURAL”, Filistin işgalini teşhir eden fotoğraflardan oluşan sergi, yaşayan kütüphane, gençlerin kimlik farkı gözetmeksizin bir araya gelerek sohbet edebildikleri bir ortam yaratma niyetiyle doğan “Sosyal Haklar Kıraathanesi”, graffiti, dünya barışının simgesi haline gelen kağıttan turna yapımı, fotoğraf, uçurtma, kukla, bileklik, ritm, pankart atölyeleri yer alacak.

Festivalde, ayrıca “Savaşa hayır”, “Küresel ısınmayı durdurun”, “Milliyetçiliğin darbe ile dansı”, “Suyuma dokunma”, “Örgütlenme ve genel ahlak”, “Darbeye hayır”, “Müzik ve muhalefet”, “İsyanın müziği”, “Barış meclisi söyleşisi”, “Rengarenk mi, tek renk Türkiye mi?”, “GENÇ-SEN forumu”, “Başka bir tarih mümkün” söyleşileri ve forumları da gerçekleştirilecek.

Festivalde “Deniz rezervleri”, “Travestiler”, “Agos’tan filmler”, “Durde”, “Kazım Koyuncu”, “BarışiçinSinema”, “1 Mayıs 2008” gibi çok sayıda belgesel film gösterilecek.

Teoman / İki yabancı

Çarşamba, 18 Haziran 2008

Teoman İki yabancı
Yazdan kalma bir günden
Ya da “Çölde Çay ” filminden
Bir sahne var aklımda, oyuncular sanki biziz
Mutsuzuz, ikimiz;
Kimi aşklar hiç bitmezmiş
Bizimkisi bitenlerden
Sevmeye yeteneksiz
İki yabancı
Birlikte ama yalnız
İki yabancıyız
Hani o güneşin batışı (daha fazla…)

Cesaretin Var Mı Aşka / Gülay

Çarşamba, 18 Haziran 2008

CESARETİN VARMI

Bir gün bir çılgınlık edip
Seni sevdiğimi söylesem
Alay edip gülermisin
Yoksa sende severmisin

Cesaretin varmı aşka
Çarpıyor kalbim bir başka
Sende böyle sevsen keşke
Desen bana yar
(daha fazla…)

Ölüm kapımı çalmasada / Aslı

Çarşamba, 18 Haziran 2008

Gözyaşlarına esir olma
Akıt onları nefretin gibi
Bir sır ver ta derinden
Anlatsın gözlerin gizemini

Ellerin bedenimde
Biliyorum yasak bize
Gitmeden belki son kez
Dokun, dokun bana

Sonsuz aşk yoktu ya!
Ölüm kapımı çalmasa da
Kalbim seni bekler gibi
Fırtına öncesi sessizliği

Biz, aşkın esirleri
Bir kadın üzülürse
Üçümüzün oyununda
Bırak ben olayım
(daha fazla…)

Sokak Kızı / Nazan Öncel

Çarşamba, 18 Haziran 2008

Salıncakta Sallanmadım
Parka Gitmedim Şeker Almadım
Ne Oyuncağım Oldu
Ne Uçurtmam Oldu

Yeni Papuçlarım
Ne Bayramlığım
Ben Çocuk Olmadım
Ekmek Çaldım Fırından

Katık Buldum Çöplükten
Polis Koştu Peşimden
Hırsız Polis Oynadım
Ben Sokak Kızıyım
(daha fazla…)

Oğuz Kaan Destanı

Çarşamba, 18 Haziran 2008

Oğuz Kaan Destanı

——————————————————————————–

Oğuz Kağan Destanı
Türk destanlarından. Hun-Oğuz destanları grubundandır.
Oğuz Kağan Destanının beş ayrı yazması vardır. Çağatayca, Farsça ve Uygurca yazmalardaki Oğuz Kağan Destanı; Oğuz boyları, Türk dili, edebiyatı, folkloru, târihi ve kültürü hakkında bilgi verir. Bu yazmaların özeti şöyledir:
Nuh aleyhisselâmın oğlu Yâfes’in büyük oğlu Türk, doğuda yerleşmişti. Bunun ülkesine Türkistan denildi. Türklerin ilk atası olan Türk’ün oğullarından büyüğü Kara-Han, Karı-Sayram şehrini başşehir edinmişti. Yaylakları, İpanç şehri yakınlarındaki Or-Tag ile Kür-Tag, kışlakları da Porsuk şehri yanındaki Kara-Kum idi. Kara-Hanın kardeşleri; Or-Han, Kür-Han ve Küz-Han adlarını taşıyorlardı. Kara-Han, hârika olarak doğan oğluna bir yaşında iken ad koyacağı sırada, bu çocuk; “Ben sarayda doğduğumdan, adım Oğuz olsun.” deyince, herkes şaşırmıştı. Allah’ın varlığına ve birliğine inanan Oğuz, putperest annesinin sütünü sâdece bir defâ emdi. Babası, Oğuz’u, kardeşinin kızı ile evlendirmek isteyince o, Hak dîne girmeyi reddeden amcasının kızları ile evlenmedi.
Oğuz, gençliğinde; yılkıları (at sürüsü) ve insanları yiyen, çok korkulan, azgın bir canavarı öldürerek büyük şöhret kazandı. Oğuz’un, teklif edilen kızlar ile evlenmeyiş sebebini öğrenen babası Kara-Han ile amcaları, onun gizli ve kendi dinlerine uymayan bir din taşıdığını anlayarak, bir av sırasında öldürmeyi plânladılar. Suikastı anlayınca, baba ve amcasını öldürdü. Avlanırken Gök-Işık içinde beliren Gök-Kızı ile evlendi. Gök-Kızından üçüz oğlu olup; Gün-Han, Ay-Han, Yıldız-Han, bir rivayete göre de Gün-Alp, Ay-Alp, Yıldız-Alp adlarını verdi. Başka bir gün yine avlanırken, göl içindeki küçük bir adada, dünyâ güzeli Göl-Kızını gördü. Bununla da evlenen Oğuz, Göl-Kızından doğan üçüz oğullarına Gök-Han, Dağ-Han, Deniz-Han, başka bir rivâyete göre de Gök-Alp, Dağ-Alp, Deniz-Alp adlarını verdi. Sonra, Oğuz Han bütün halkını toplayarak, ulu bir toy (ziyâfet) verdi. Kırk yerde ağır sofralar kurdurdu. Toydan sonra Oğuz Han, beğler ile halka yarlıg (ferman) çıkararak, şöyle buyurdu:
“Ben sizlere oldum Kağan
Alalım yay hem de kalkan
Tamga olsun bize boyan
Gökbörü olsun oranı
(daha fazla…)

Kızıla Boyalı Saçlar

Salı, 15 Nisan 2008

Kostas Mourselas


Kostas Mourselas’ın “Kızıla Boyalı Saçlar” adlı yapıtı okura meydan okuyan, okuru uyaran, kızdıran bir roman. Erotik, duygusal, bayağı, çirkin, dehşet verici… yalın anlatımı olan, mizah dolu, alaycı, sert eleştirilerle dolu bir kitap. Asıl olarak da, egemen sisteme ve o sistemi bir nedenle içselleştirenlere karşı müthiş bir eleştiri.
(daha fazla…)