‘Gebelik’ kategorisi için Arşiv

Kadinin Hamileliğinde Babanin Gorevleri Gorevi

Pazartesi, 11 Ağustos 2008

Eşin Hamileliğinde Babanın Görevleri

Genç babanın da hem karısının gebeliği süresince, hem de doğumdan sonra önemli görevleri vardır. Bu görevleri şöylece özetleyebiliriz:

Eşinizi sanki evliliğinizin ilk günlerindeki ince ve zarif haliyle görüyormuş gibi davranın

Sık sık onu sevdiğinizi, gebeliğin kendisine çok yakıştığını belirtin

Karınız bir gün ben herhalde gebeyim derse baba olmayı hiç düşünmüyorsanız bile çok sevinmiş görünüp doktora ilk gidişinizde kesinlikle onunla birlikte olun

Onun karnının şişmesiyle yada göğüslerinin büyümesiyle alay etmeyiniz

Sinirli olduğu ne olursa olsun evden dışarı çıkarıp onun sevdiği şeyleri yapmaya çalışın

Erkek yada kız çocuk istediğinizi hiçbir zaman söylemeyin. Her fırsatta sağlam doğsun yeter, benim için önemli olan senin ve bebeğin sağlığıdır deyin.

Hiçbir zaman keşke bu çocuk birkaç yıl sonra olsaydı gibi sözler etmeyin

Karınızın doğum ve çocuk bakımı gibi kaygılarıyla ne olursa olsun alay etmeyin

Karınızın gebeliği süresince parasal olanaklarınız oranında bebek için bazı şeyler almayı unutmayın.

Erkek Ureme Sistemi Organlari Hucreleri

Pazartesi, 11 Ağustos 2008

Erkek Tohum Hücresi (Sperm-Spermatozoit)

Erkek Üreme Sistemi

Erkek tohum hücreleri husyeler (testiler) de oluşur. Bunlar iki adet, yumurta biçimli ve kendilerine ait özel bir zarla deriden torbaların içinde yer almış bezlerdir. Testisler, içleri yumak şeklinde ince borulardan meydana gelmiştir. Borular iplik kadar ince olup içlerindeki hücre sıralarından spermatozoitler meydana gelir.

Testislerin başka bir özelliği de spermatozoitlerin doğuşunu etkileyen ve erkeğe erkeklik niteliklerini veren bir hormonu salgılamasıdır. Bu hormon, erkekte sakal bıyık meydana gelmesi ve kıllanmanın gerçekleşmesi, vücut yapısının özelliği, ses kalınlığı gibi özelliklerin ortaya çıkmasını ve sürekliliğini sağlar.

Testislerde spermatozoit oluşumu blue çağında yani 12-14 yaşlarında başlar. İhtiyarlık çağında da devam edebilir. İplik şeklindeki ince boruların iç çeperlerindeki yuvarlak hücreler çeşitli devreler geçirerek spermatozoit durumuna gelir. Spermatozoit tek bir hücre olup insan hücreleri arasında en küçüklerindendir. Mikroskoptaki görünüşü adeta durgun sularda sürüler halinde dolaşan kurbağa yavrularını andırır. Yani bir başı, bir gövdesi ve uzun bir kuyruğu olan hareketli hücrelerdir. Yumurta biçimindeki baş kısmında, hücre zarı çekirdeği yer alır. Daha sonraki bölümlerde belirtileceği gibi, kadın yumurta hücresine giren, erkek tohum hücresinin baş kısmıdır. Kuyruk ise kamçı gibi olup spermatozoitin hareket yeteneğini sağlar. Cinsel ilişki sırasında kadının haznesine dökülen spermler bir iki dakika içerisinde rahim ağzını örten salgıların içine girerler. Ancak, testislerde oluşan spermatozoitler hemen dışarı atılmaya hazır değildirler. Spermler önce yumak şeklinde açıldığı zaman 5-6 metreyi bulan bir kanala gelirler, bundan sonra 30 cmlik ikinci bir kanalı geçip tohum keseleri denen, prostatın iki yanındaki keselerde toplanırlar. Bütün bu yol boyunca canlılıklarını sağlayacak birtakım maddeleri, prostat ve bunun gibi iç salgı bezlerinin çıkardığı sıvılardan sağlarlar ve adeta onların içinde yüzerler.

Depo edilmiş spermatozoitler 30-40 gün yaşarlarsa da, yaşlandıkça canlılık ve döllenme yetenekleri azalır. Bu şeklide yaşlanan ve ölenlerin yerlerini hemen yeni oluşan taze spermatozoitler alır ve depolanır. Spermatozoitlerin kadın vücudunda 5-6 gün, dış ortamda ise 48 gün yaşadıkları tespit edilmiştir.

Cinsel ilişki sırasında erkekten atılan spermatozoitlerin sayısı 200-600 milyon arasında değişir. Bunlardan 1000 tanesi kanallara kadar varabilir ancak döllenmeyi yani dişi yumurta hücresi içine girmeyi tek sperm başarabilir.

Kadin Ureme Organi Sistemi İc ve Dis Ureme

Pazartesi, 11 Ağustos 2008

Kadın Üreme Organı, Kadın Üreme Sistemi

İnsan türünün sürekliliğini sağlayan üreme organı iki kısma ayrılır.

İç üreme organları; yumurtalık (Ovarium), Kanallar-Fallop Borusu, Döl Yatağı (Uterus), Hazne-Mihbil (Vajina)
Dış üreme organları; küçük ve büyük dudaklar, klitoris (bızır), hymen (kızlık zarı)

Kadın Üreme Organları

İç Üreme Organları

Yumurtalık: yumurtalık döl yatağı denen uterusun iki yanında bulunan badem şeklinde bir organdır. 4-5gr ağırlığındadır. Yeni doğan bir kız çocuğun her yumurtalığında yaklaşık olarak iki yüz bin kadar yumurta hücresi bulunur. Bu yumurta hücrelerinden biri adet gören genç kızda her ay yumurtalığın yüzeyine gelir ve oradan dışarı atılır. Döllenmeye hazır olan bu yumurta için en uygun yer döl yatağıdır. Eğer yumurta döllenip yerleşirse gebelik başlamış demektir.

Kanallar: yumurtalıktan atılan yumurtayı döl yatağına getiren organ, kanallardır. Kanalların bu görevi uç kısımlarının saçak şeklinde olması ile kolaylaşmıştır. Bu sayede dışarı atılan yumurta hücresini kolayca yakalayıp kanala sokar ve döl yatağına doğru hareket ettirir. Döllenme işi hemen her aman bu kanal içinde olur.

Döl yatağı: 100-150 gr ağırlığında armut biçiminde bir organdır. İçinde barındırdığı döllenmiş yumurtayı gebelik sonuna kadar dış etkilerden korur. Gebelik süresince çocuğun büyümesine ayak uydurarak doğuma yakın zamanlarda 1-1.5 kg kadar olur. Armuta benzetilen bu organın iki bölümü vardır.
(daha fazla…)

Dogum Kontrol Yontemleri Gebelik Takvimi Spiral

Pazartesi, 11 Ağustos 2008

Doğum Kontrol Yolları, Doğum Kontrol Yöntemleri

Doğum kontrolü (Aile Planlaması Nedir) yada nüfus planlamasının amacı kısaca nüfus artışının kontrol altına alınabilmesi şeklinde özetlenebilir. Günümüzde çeşitli nedenlerle istenmeyen çocuktan kurtulabilmek için hayatını bile tehlikeye atan anne sayısı hiç de az değildir.

İşte bu nedenlerle bilim adamları, nüfus artışını önlemek amacı ile çeşitli metodlar bulmuşlar ve bu metotları doğum kontrolü, aile planlaması yada nüfus planlaması gibi adlar altında toplamışlardır.

Doğum kontrolü için kullanılan yöntemleri

Gebelik takvimi kullanımı, koitus Interreptus (geri çekme), Lavaj, Kanının kullanacağı diyafram, Vaginaya konulacak sperm öldürücü maddeler, rahim içine konan araçlar (spiraj), doğum kontrol hapları, prezervatif (kondom)

- Gebelik Takvimi, Gebelik Hesaplama Takvimi Yöntemi

(daha fazla…)

Doğum Belirtileri Gebelik

Pazartesi, 11 Ağustos 2008

Bir doğumun ilk belirtileri, Gebelik Belirtileri

Gebelik ve Doğum
Bir doğumun çok yakın olduğu, ra­himden sıvı gelmesi ve belirli aralıklarla gelen rahim kasılmalarının sıklaşmasın­dan anlaşılır. İlk defa doğum yapacak bir kadın, rahmindeki kasılmayı, elini düz ola­rak karnının üzerine koyarak anlayabilir:

Döl yatağının sertleştiğini ve yuvarlaklaştığını hissederse (sancı olsun, olmasın), kasılma başlamış demektir. Bu belirti kar­şısında, doğumun gerçekleşeceği doğu­mevi veya hastaneye hemen gitmek gerekir.

Hatta mümkünse kliniğe veya doğu­mu yapacak doktora telefon ederek, bu belirtiler haber verilmelidir.

Bu durumda size bir süre daha bulun­duğunuz yerde beklemeniz tavsiye edile­bilir. Bundan yararlanıp, gerekli belgele­ri ve size klinikte gerekecek malzemele­rinizi toparlayabilirsiniz. Ama hemen gel­menizi isterse, bir cankurtaran veya tak­siyle beklemeden hastaneye hareket edin.

Doğumevinde de bebeğin geliş pozis­yonu ile sizin morfolojik yapınıza göre ba­zı durumlar belirlenir. Doktor buna göre doğumu hızlandırabilir veya geciktirebi­lir.İzlenecek yol, gebeliği başından beri takip eden doktor ve ebeler tarafından saptanacaktır.

Rahim Dışı Gebelik Sonlanması

Pazartesi, 11 Ağustos 2008

Rahim dışı gebeliğin sona erdirilmesi

Döllenme sırasında, bir spermatozoid’le fallop borusunun üçte bir dış kıvrımında karşılaşan yumurtacık, yumurtayı veya embriyo­nun ilk hücresini oluşturur. Bölünmeye baş­layan bu yumurta, döl yatağına doğru iler­ler. Burada yuvarlanır ve prensip olarak sümüksü zar içine yerleşir. Plasenta’nın oluş­masını da bu hazırlar.

Fakat bazı hallerde yumurta, yuvasını döl yatağından başka bir yerde yapar (bu neden­le dış gebelik denir). Uygun olmayan bir yer­de gelişmesini sürdürür. Örneğin durum ra­him boynunda gelişirse, gebelik sona erer. Çünkü boynun, döl yatağı gibi esneme yete­neği yoktur. Yumurta iyice büyüyünce, ezi­lir.

Çoğunlukla önce karında bir takım kazın­malar, hafif bir fenalık ve siyah kan kaybı görülür. Çok endişe verici olmayan bu belirti­ler, özellikle gebe olduğunu bile bilmeyen ka­dının, doktora gitmesini engeller.

Ancak çok ani ve dramatik bir kanama zamanında yetişilmediği takdirde, kadının 15-20 dakika içinde ölmesine sebep olur.

Tedavisi ve Yapılması gereken

Bu tür kazalar, her şeyden önce sıkı bir jinekolojik kontrolle önlenebilir. Bü­tün gebe kadınlar en ufak bir anormal be­lirtide (kanama, fenalık) doktora görün­mekten çekinmemelidir. Önemli bir kana­ma başlar veya gebe şok haline girip, bayılırsa, derhal acil yardım is­temek ve kendisini en yakın hastaneye nakletmek şarttır.

İstenmeyen Beklenmedik Doğumlar

Pazartesi, 11 Ağustos 2008

İstenmeyen Gebelik Beklenmedik doğumlar

Bebeğin başı rahim ağzında görüldüğü ve rahmi araladığı zaman, beklenmedik ani bir doğumdan bahsedilebilir. Başları ve saçları görünür haldedir.

Bu durum, gebelikleri sırasında, sürekli kontrol altında olan kadınlarda seyrek görü­lür. Doğumun yaklaştığının ilk belirtileriyle birlikte, gebeler zamanında hastaneye yetiş­tirilir: Sancı, giderek sıklaşan kasılmalar, su kesesinin patlayarak, amniyotik sıvının vajinadan dışarı boşalması…

Ancak kırsal kesimlerde sağlık tesisi yok­luğundan veya uzaklığından, bazen de tatil si­telerinde, ani doğum olayları görülür.

Tedavi ve Yapılması gereken
(daha fazla…)

Hamilelikte Bel Agrisi Gebelikte Bas Agrisi

Pazartesi, 11 Ağustos 2008

Hamilelikte Bel Ağrısı ve Gebelikte Sırt Ağrıları

Gebeliğin son günlerinde daha çok görülen bu tip ağrıları da vücudun kendisini doğuma hazırlaması olarak nitelendirmek doğ­ru olur. Bu ağrılar eklemlerdeki gevşeme ile ilgilidir. Öte yandan sinirleri etkileyen olayların da ağrılar üzerinde önemli bir etken ol­duğu kesin olarak bilinmektedir. Bel ve sırt ağrıları olan gebe ka­dının yüksek topuklu ayakkabı giymemesi ve sert jimnastik hareketlerinden kaçınması gerekir. Ote yandan, yatak istirahatinin de ağrıları hafifletmesi bakımından önemi büyüktür.

Hamilelikte Baş Ağrısı, Gebelikte Başağrısı

(daha fazla…)

Hamilelikte Kramp Ayak Sismesi Eklem Agrilari

Pazartesi, 11 Ağustos 2008

Gebelikte Ayak Şişmesi, Hamilelikte Mafsal Şişmeleri

Gebe kadınların büyük bir çoğunluğunda doğumun yaklaştı­ğı günlerde ayak bileklerinde ve ayak sırtında şişler görülür. Biz buna ödem diyoruz. Gebeliğin son aylarında ortaya çıkan bu şiş­ler, rahmin büyüyüp bacak damarları üzerine baskı yapmasından-dır. Ödem aşırı olmadığı sürece sırtüstü yatıldığı ya da ayaklar yüksek bir yere kaldırıldığında kaybolursa normal kabul edilir. Ama bu önlemlere rağmen kaybolmayan ve özellikle 6. aydan iti­baren görülmeye başlanan şişleri her zaman kuşkuyla karşılamak gerekir. Böyle bir durumla karşılaşırsanız hemen doktorunuza başvurmalısınız.

Gebelikte Eklem, Gebelikte Eklem Ağrıları, Burkulması

Daha önce de söylediğimiz gibi gebelikte, eklemlerde bir gevşeme olmaktadır. Ayrıca hamilelik nedeniyle vücut ağırlaşmış ve denge normale oranla bozulmuştur. Böyle bir durumdaki kadı­nın biraz da dikkatsiz hareketi ayağının kolaylıkla burkulmasına yol açabilir.

Bu nedenlerden dolayı gebe kadın yüksek topuklu ayakkabı giyerek aslında bozuk olan dengesini daha çok bozmamalıdır. Yürüyüşlerini her zaman düz bir yolda ve dikkatli bir şekilde yap­malıdır. Ayrıca bu yürüyüşler sırasında eşiniz de yanınızda olursa, bu sizin için hem ruhsal, hem de bedensel bir destek olabilir.

Hamilelikte Kramp, Gebelikte Bacak Krampları

(daha fazla…)

Hamilelikte Nefes Gebelikte Nefes Darligi

Pazartesi, 11 Ağustos 2008

Hamilelikte Nefes, Hamilelikte Nefes Darlığı

Hemen her hamile kadının, gebeliğinin sonuna doğru yakın­malarından biri de nefes darlığıdır. Gittikçe büyüyen rahim, kadı­nın akciğerleri üzerinde baskı yaparak soluk almasını güçleştirir. Tamamen normal olan bu durum sporcu olan kadınlarda bile gö­rülür. Onlar da birkaç basamak merdiven çıksalar soluk soluğa kalırlar. Bu şikâyetin en şiddetli olduğu zaman gebeliğin 8. ayıdır. Bu aydan sonra çocuğun başı kadının leğen kemikleri dediğimiz (Pelvisin) içine girer ve böylece az da olsa bir yer kazanılır. Karnın sarkması denen olay budur. Hemen her gebe kadın karnının sark­masından sonra biraz rahatladığını ifade etmektedir.

Nefes darlığı şu durumlarda artabilir:

• İkiz gebelikte.
• Amnios suyunun fazla olduğu hallerde.
• İri çocuklarda.

Bu yazdıklarımız sizi şimdiden korkutmasın. Gebelik süresin­ce normal kabul edilen rahatsızlıklardan hiçbiri dayanılmayacak cinsten şeyler değildir. Bir örnek olarak, size ağır kalp hastalıkları­nı gösterebiliriz. Onlar sağlıklı kimselerden çok daha zor durumda olmalarına rağmen pekâlâ bu sıkıntılara katlanabilmektedirler. Bil­diğiniz gibi ağır kalp hastası dediklerimiz, normal durumdayken bile birkaç basamak merdiveni zorlukla çıkabilen insanlardır.

Eğer nefes darlığı şikâyetiniz dayanma gücünüzü aşacak öl­çüde ise, doktorunuza başvurmak muhakkak ki yararlıdır. Amnios suyunun aşırı olduğu hallerde suyun bir kısmı boşaltılabilir ve size yardımcı olacak bazı ilaçlar verilebilir.

Gebelikte yapılacak egzersizler nefes darlığını azaltmak bakı­mından da yararlı olabilir. Ağrısız doğum bölümünde bu egzersiz­lerle ilgili geniş bilgi verilecektir.
Nefes darlığı duyulduğu zaman, sırtüstü yatarak kolları yukarı kaldırıp dizleri bükmek suretiyle alınacak derin soluklar, solunu­munuzu yavaş yavaş normal haline indirmede size çok yardımcı olabilir.