‘Sağlık’ olarak etiketlenmiş yazılar

Kanserden korunmak için 30 yol

Cumartesi, 09 Ağustos 2008

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tahminlerine göre her yıl dünya çapında 10 milyon hastaya kanser teşhisi konuyor.

Dünya Sağlık Örgütü tahminlerine göre bu rakam, önlem alınmazsa 2020’de yüzde 50’lik artışla 15 milyonu bulacak. Pek çok kanser tipi durduk yerde veya bir gecede ortaya çıkmıyor ve büyük oranda öngörülebiliyor. Günlük yaşamınızda yapacağınız birkaç küçük değişiklik, riski gözle görünür oranda azaltabilir…

1. Lahana turşusu yiyin: Fermentasyon sürecinde kanser savaşçısı bileşenler ortaya çıkıyor.

(daha fazla…)

Enerjinizi artırmak için 23 öneri

Salı, 15 Nisan 2008

Enerjinizi artırmak için 23 öneri Enerjinizi zirvede tutmak ve gün boyunca bunu korumak için yiyeceklerinize dikkat etmeli ve birkaç saatinizi kendinize ayırmalısınız. İşte enerjinizi zivrvede tutmak için 23 öneri…

1 Cardiff Üniversitesi’deki araştırmaya göre her gün 40 gr. buğday mısır vb. lifleri almalısınız. Çünkü bu tür lifler enerjiyi arttırıyor ve stresi azaltıyor.

2 Sabahları duş alırken bir soğuk, bir sıcak duş alın. Önce ılık bir suyun altında durun. Ardından suyun sıcaklığıyla oynayın. Ancak başınızı suyun altına sokmamaya dikkat edin. 5 - 6 dakika bunu tekrarlarsanız, çıktığınızda kendinizi daha rahatlamış hissedeceksiniz.

3 Yapılan araştırmalara göre her dört kadından birinde demir seviyesinin düşük olduğu belirlenmiş. Bu da yorgunluk ve halsizlik yaratır. Bu yüzden daha fazla demir içeren yeşil sebze, kurutulmuş meyve ve tahıl gevreklerinden bolca tüketmelisiniz.

4 Daha bol balık, tavuk, peynir, fasulye ve yumurta yemelisiniz… Çünkü vücut için gerekli Omega 3 bu besinlerde bulunuyor. Balık tüketmek aynı zamanda vücudun seratonin salgılamasını sağlıyor. Bu hormon da beyindeki mutluluk merkezini aktif hale geçiriyor. /_newsimages/3121421.jpg

5 Günde 2 ya da 3 litre su içmelisiniz… Harvard Üniversitesi’nde yapılan araştırmaya göre bu oranlarda su içmek dayanıklılığı arttırıyor, stresin azalmasına yardımcı oluyor. Ancak aklınızda bulunsun; fazlası da zararlı…

6 Dik durun. Kambur durmak kasların hızlı çalışarak, yorulmasına sebep olur. Nefes almanızı zorlaştırır. Dik konumdayken daha rahat nefes alınır, oksijen akciğerlere dolar ve böylece kanın daha rahat dolaşması sağlanır…

7 Yapılan araştırmalara göre en sevdiğiniz müzikleri dinlemek stresi hafifletiyor ve yorgunlukla daha rahat savaşmanızı sağlıyor. Bu yüzden hemen bir ipod edinin ve yürürken, çalışırken, iş yaparken müzik dinlemeyi ihmal etmeyin…

8 Dışarı çıkın. Sabah kalkınca yapacağınız ilk işiniz dışarı çıkmak olsun. Amerikalı bilimadamları doğal ışığın beyni harekete geçirdiğini ve seratonin salgılamasına yardımcı olduğunu söylüyor. Bu da mutluluğunuzu arttıracaktır.

(daha fazla…)

En besleyici içeçek süt

Salı, 15 Nisan 2008

En besleyici içeçek süt Süt, bebekliğimizden itibaren tüketmeye başladığımız en önemli içeceklerden biri. Çocukluktan itibaren yeterli miktarda içildiği zaman, kemiklerin gelişimi ve ileriki yaşlarda da kemiklerin erimesini önleyerek sağlığımızı korumamıza yardım eder.

SÜTÜN YARARLARI

Kemiklerin gelişimini sağlar.
Kemik erimesi ve diş eti hastalıklarına iyi gelir
Mikrobik enfeksiyonlara vücudu korur
Sinir sistemini rahatlatır
Günde yarım litre süt içen çocuklarda bir tür kemik hastalığı olan “raşitizm”i önler
Diş çürüklerini önler
Tansiyonu düşürür
Kanserin önlenmesine yardımcı olur

Diyetle ilgili en çok sorulan sorular

Salı, 15 Nisan 2008

Diyetle ilgili en çok sorulan sorular Diyet yaparken karşılaştığımız sorunlardan biri de, neyi ne kadar yiyeceğimiz. Günlük almamız gereken kalori ve yağ miktarından, karnımız açlıktan kazındığında ne yiyeceğimize ya da kalsiyum ihtiyacımızı mutlaka sütten mi alacağımıza kadar pek çok soru aklımızı kurcalar.

İşte, diyetle ilgili en çok sorulan sorular ve diyetisyenlerin verdikleri yanıtlar:

1- Yumurta kolesterol açısından kötü mü?: Diyetisyenlerin verdikleri bilgiye göre, yumurta tüketiminde ölçülü olduğunuz sürece hayır. Yumurta, vücudunuz için gerekli olan protein, K vitamini, riboflavin ve selenyumu sağlamak için mükemmel bir kaynak. Yapılan araştırmalar, yumurta sarısının 213 mg kolestrol içeriyor olmasına karşın, haftada 2 adet yumurta yemenin kandaki kolesterol düzeyi üzerinde hiçbir olumsuz etkide bulunmadığını gösteriyor.

2- Günde kaç kalori almalıyım?: Öncelikle, dengeli bir beslenme programı uygulayarak vücudunuzdaki her yarım kilo için 10 kalori almalısınız. Buna, günlük aktivite durumunuza göre, 400-700 kalori daha eklemelisiniz. Sözgelimi 65 kiloda aktif bir kadının günlük alması gerekli kalori miktarı 2000 civarındadır ve bu kişinin, haftada bir kilo vermek istediğinde, günlük kalori miktarından 500 kalori daha az beslenmesi yeterlidir. Eğer siz daha kalıcı çözümler istiyorsanız, diyetiniz boyunca günlük kalori miktarından 250 kalori indirin ve 250 kaloriyi yaktıracak kadar da egzersiz yapın.

(daha fazla…)

8 dakikada ideal kilo

Salı, 15 Nisan 2008

8 dakikada ideal kilo Dört hafta boyunca her sabah kendinize sadece sekiz dakika ayırarak ideal kilonuza kavuşabilirsiniz.

Jorge Cruise Amerika’da milyonlarca insanın hiç kaçırmadan izlediği televizyon programı “Sabahları 8 Dakika” nın yaratıcısı. Fakat Cruise kendini iyi bir vücuda sahip olmaya adamış “bay vücutlardan” biri değil. Her sabah 8 dakikalık bir egzersiz ve doğru beslenme programıyla sadece 4 haftada forma girmeyi öneren bir uzman.

Fazla kilolu olmaktan utanmanın ne demek olduğunu biliyorum çünkü yaşadım” diyen Jorge Cruise küçüklüğünden beri sağlıklısız bir hayat sürmüş: “Enerjim yoktu, her gün baş ağrıları çekiyordum ve ciddi astım rahatsızlığım vardı.” Haftalarca mide ağrısı çeken, bol bol su ve bitki çayları içen, yemek yiyemeyen ve hızla kilo kaybetmeye başlayan Jorge Cruise, ağrısı artıp acilen hastaneye kaldırıldığında apandisitinin patladığını öğrenmiş. Bu olaydan sonra yeme alışkanlıklarını kökten değiştirmiş.

(daha fazla…)

Dostunuzu düşmanınızı tanıyın

Salı, 15 Nisan 2008

Dostunuzu düşmanınızı tanıyın Her pazartesi başladığınız diyetlerin bir türlü sonu gelmiyorsa ya da yılın yarısını aç gezdiğiniz halde etrafta dolaşan incecik kadınlara kıskanç gözlerle bakmaya devam ediyorsanız bu işin içinde sadece yanlışlık değil aynı zamanda diyetinizi sabote edici etkenler var demektir.

Hayatınızın yarısı çikolatalara imrenerek bakmakla mı geçti ya da her tatlı yediğiniz bir gün için üç gün pişmanlık duyduğunuz halde yine de değil bir kilo bir gram bile vermiyorsanız bu duruma bir son vermenin vakti geldi demektir. Diyetlerinizin işe yaramadığını düşünerek beslenme düzeninizi değiştirmeden önce derinlemesine bir araştırma yapmalı yanlışın nerede olduğunu öğrenmelisiniz.

(daha fazla…)

Çocuklarda diş sağlığı

Salı, 15 Nisan 2008

Çocuklarda diş sağlığı

Çocuklar dişlerini nasıl fırçalamalıdır?

“ Dişlerinizi kapatıp, yuvarlak hareketlerle ön dişlerinizin görünen yüzlerini fırçalayın.
“ Yine dişleriniz kapalı iken yuvarlak hareketlerle her iki taraftaki arka dişleri de fırçalayın.
“ Ağzınızı açıp, arka dişlerinizin çiğneyici yüzeylerini ileri geri hareketlerle fırçalayın.
“ Alt ve üst arka dişlerinizin iç yüzeylerini süpürme hareketi ile fırçalayın.
“ Alt ön ve üst ön dişlerinizin arka yüzeylerini ancak diş fırçasını dik tutarak fırçalayabilirsiniz.

BUNLARI SAKIN UNUTMAYIN !!!

*Bebeğinize gece son beslenmesinde şekerli gıdalar vermeyin.
*Biberonla süt içirdikten sonra ağız temizliği için su içirin.Bir parça peynir verin./_newsimages/5248883.jpg
*Emziği kesinlikle şekere, bala, pekmeze batırmayın. *Beslenme sırasında bebeğinizin kaşığını ağzınıza almayın, lokmaları ağzınızdan çıkarıp bebeğe vermeyin.
*Çocuğunuza şekerli yiyecek ve içecekleri iki öğün arasında vermeyin.
*Her beslenmeden sonra su verilerek ağız içinin temizlenmesi sağlayın.
* Bebeklere bir yaşından sonra emzik ile biberon bıraktırılmalı, bardak ve kaşık kullanarak beslenmeye alıştırılmalıdır.

(daha fazla…)

Yaşlılarda diş sağlığı

Salı, 15 Nisan 2008

Yaşlılarda diş sağlığı Türk Diş Hekimleri Birliği Toplum Ağız Diş Sağlığı Komisyonu tarafından hazırlanmıştır

Ağız sağlığının bozulması yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir. Düzenli diş hekimi kontrolleri  yaşam kalitenizi olumlu yönde etkileyecektir.

Yakın bir gelecekte; dünya nüfusunun %20’sinin 65 yaşın üstünde olacağı düşünülmektedir. İleri yaş nüfusunun artmasıyla ; daha iyi eğitim ve beslenme nedeniyle günümüzde dişler daha uzun süreler ağızda kalabiliyor.

Ağız sağlığının bozulması yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir. Bu durum koruyucu diş hekimliği hizmetlerinin yetersizliğine, sistemik hastalıklara, ilaç kullanımına, yanlış ve yetersiz beslenmeye ve  uygun yapılmayan ağız bakımına bağlı olarak gelişir.

Genel olarak,yaşlanma ile ilgili olduğu düşünülen ağız içi değişiklikler; diş kaybı, Dişlerin renginde koyulaşma, Dişetlerinde çekilmeler,tükürük miktarının azalması, ağız dokusunda ve kaslarda zayıflama ve tad duyusunun azalmasıdır.

Yaşlanmaya paralel olarak minede meydana gelen aşınma sonucu dişlerde şekilsel değişiklikler görülür.Bu durum basit yüzeysel aşınmalardan, önemli madde kaybına  kadar ilerleyebilir.

Yaşlı nüfusun önemli bir bölümü hareketli protez kullanmaktadır. Bu protezler, ağız içi  dokuların hem görünümlerini ve hem de bütünlüğünü etkileyen değişikliklere yol açabilir.  Bu durum çiğneme fonksiyonunda ve beslenme alışkanlıklarında farklılaşmalara yol açar.

(daha fazla…)

Beslenmede nelere dikkat edilmelidir?

Salı, 15 Nisan 2008

Beslenmede nelere dikkat edilmelidir?

“ Biberonla beslenen engellilerde tüketilen süt, hazır mama ve meyve suları şeker içerdiğinden uzun süre bu tarz beslenme biberon çürüklerine neden olur. Beslenme sonrası su içirilmesi yada ağzın bir tülbentle temizlenmesi gereklidir. Önlem olarak mümkünse gece beslenmelerinin kaldırılmalıdır.

“ Diş çürüğünün ana nedeni şekerli, asitli, diş ve dişetine kolayca yapışıp kalan besin maddeleridir.

Engelliye özel bir diyet önerilmem/_newsimages/5248881.jpgiş ise bol şeker ve karbonhidrat içeren gıda maddeleri yemek aralarında verilmemeli, bu gıdalar ana öğünlerde tüketilmelidir.

” Püre tarzında, yumuşak gıdalarla beslenmek zorunda kalan engellilerde diş fırçalama yapılamıyorsa yemek sonrası ağız çalkalatılmalı yada gıda artıkları silinerek temizlenmelidir.

“ Şurup formundaki ilaçların çoğu şeker içerdiğinden bu ilaçları sürekli kullananlar ağız-diş bakımına daha özen göstermelidirler.

Prof. Dr Alev Alaçam (G.Ü. Pedodonti AD.) Prof. Dr. Seval Ölmez (H.Ü Pedodonti AD.)’ ninkatkıları ile TDB (Türk Dişhekimleri Birliği)tarafından hazırlanmıştır.

KANSERLI HASTALARDA AĞIZ BAKIMI

Salı, 15 Nisan 2008

KANSERLI HASTALARDA AĞIZ BAKIMI Türk Diş Hekimleri Birliği Toplum Ağız Diş Sağlığı Komisyonu tarafından hazırlanmıştır.

- Hastalar ağız içi olumsuzlukların şiddetini azaltmak için ağız hijyenlerini korumaya teşvik edilmeli, düzenli olarak, günde 3-4 kez, özellikle yemeklerden sonra 30 dakika içinde ve yatmadan önce ağız temizliğini yapılmalıdır.

-Diş fırçalama çok yumuşak bir fırça yardımıyla baskı uygulamaksızın antitartar, peroksit ihtiva etmeyen florür ve karbonat içeren bir diş macunu ile  yapılmalıdır. İki ayrı diş fırçası değiştirilerek kullanılmalı ve klorheksidinli veya hipokloritli solüsyonlarda yıkanarak, kurutulmalıdır.

- Ağız duşu ve elektrikli diş fırçası kullanımı tavsiye edilmez.

-Hasta eğer dişipi kullanıyorsa mumlu ve şerit diş ipi kullanması önerilir eğer kullanmıyorsa kullanıma alıştırmak için uygun bir zaman değildir.

-Dişler fırçaladıktan sonra günde en az dört kez,sabah, öğle, akşam yemeğinden sonra ve gece yatmadan önce Bir su bardağı kaynatılıp soğutulmuş suya yarım çay kaşığı karbonat    (yemek sodası) ilave edilerek  hazırlanan ağız gargarası yapılması tavsiye edilir.   

(daha fazla…)